LomoAmigo Osman Demir ile 3D Fotoğrafçılık Üzerine

2017-04-19

Mevcutta Untitled isimli 3D Pinhole fotoğraflardan oluşan işleri Lomography Embassy Store İstanbul'da sergilenen Osman Demir'e 3D Pinhole fotoğrafçılığı ve bu sergi için tercih ettiği Salamis Antik Kenti'ni sorduk. Osman Demir'in bu özel işlerini merak ediyorsan, 3D gözlüğünü hazırla ve okumaya devam et!

Merhaba Osman, bize biraz kendinden bahseder misin?

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü mezunuyum. Halen aynı üniversitede master yapıyorum. Son bir buçuk yıldır Ara Güler’in kontaklarını taradım, master tezimin konusu Ara Güler’in kontakları üzerine olacak. 2014 – 2015 yılları arasında, Tüyap Sanat Fuarı’nda Ozan Bilgiseren’in küratörlüğünde "Digital Obscura" grubunda işlerim sergilendi. Geçen sene yine Tüyap Sanat Fuarı’nda Şahin Domin ve Osman Nuri İyem’in küratörlüğünde "Taşeron Bağımsız Sanat İnisiyatifi"nde işlerim sergilendi. 2016 yılında da Akbank’ın düzenlediği Günümüz Sanatçıları! sergisine katılan on sanatçıdan biriydim. Yine geçen yıl Almanya Photokina’da Leica sponsorluğunda düzenlenen "Upcoming Masters of Photography" yarışmasında büyük ödülü kazanan "EXİLE" projesinin sanatçılarından biriyim.

Fotoğrafçılığa olan ilgin nasıl başladı? İlk makinen neydi, hatırlıyor musun?

Babamın Üsküdar semtinde dondurmacı dükkanı vardı. Ben de Mimar Sinan Ortaokulu’nda okuyordum. Küçüklüğümde, tatil günlerinde, özellikle yaz aylarında babama yardım etmeye giderdim. Bir gün abimin gemici bir arkadaşı elinde Canonet 28 model bir Canon fotoğraf makinesi ile gelmişti. O makineyi de abim satın almıştı. İlk hatırladığım şey, o makinenin metal gövdesine vuran ışık olmuştu. Hala hatırlıyorum, çok etkilenmiştim ve fotoğraf ile ilişkim böylece başlamış oldu.

Özellikle pinhole fotoğrafçılığa ilgi duyuyorsun, pinhole fotoğraflarda seni çeken nedir?

Akademinin en güzel taraflarından biri, atölye ruhunun olması, usta çırak ilişkisi devam ediyor. Önce karanlık oda ile başlayan bu süreç doğal olarak Camera Obscura’ya yüzümü çevirmemi etkiledi. Bugün için alternatif bir baskı tekniği gibi görünmesine rağmen, fotoğrafçılığın kökeni olan bu teknik günümüzün dijital ortamında hala güçlü etkisini koruyor. Teknik uygulama ve sonuçları açısından da sanat etkisi yüksek olan Pinhole’un estetiğini seviyorum. Fotoğrafın en sevdiğim yanı da estetiği sorgulama biçimi olarak pinhole’a odaklanmış olmam galiba. Ama her seferinde hep bir yolun başındayım hissi var. Eski bir söz vardır; "nereye gittiğinin önemi yoksa, kaybolmuş sayılmazsın." Fotoğraf da böyle bir şey sanki!

Fotoğrafları 3 boyutlu görmek için 3D gözlük kullanmalısın.

Mevcutta Lomography Embassy Store İstanbul’da devam eden Untitled isimli bir sergin var. Bu proje nasıl ortaya çıktı?

Daha önce Holga Panaromic Pinhole fotoğraf makinem vardı. Bu makine ile çoklu pozlamalı fotoğraflar çekmiştim. Tek bir çekimde 12X6 cm ebatında negatif bir görüntü elde ediliyor. Çekim sürecinde hem Pinhole estetiğini inceliyordum, hem de böyle bir bakış açısı ile dünyayı algılama hazzını yaşıyordum. Lensi ve vizörü olmayan bir makine ile orta format negatif film çalışmak, açıkçası gerçekliğin farklı sularında yüzmek gibi. Bununla birlikte Lomography kültürü, analog geleneği sürdüren bir alan. Bugünün fotoğraf ortamında bu projenin Lomography ile buluşması bir çekim oluşturdu. Doğal bir şekilde gelişen bu çekim aynı zamanda Untitled sergisinin ana itici gücü oldu. Zaten sonrası adım adım sergiye doğru evrildi.

Untitled sergisindeki fotoğraflar Salamis Antik Kenti’nde çekildi, mekân olarak özellikle burayı tercih etmenin nasıl bir etkisi oldu sonuçlarda?

Seçkin Tercan’ın akademideki derslerinden sonra, ikinci bir Holga 3D Pinhole fotoğraf makinesi almıştım. Daha önce iki kere katıldığım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Fotoğraf Günleri’ne gidişlerimde bu makineyi yanıma götürmüştüm. Zira oradaki antik Salamis Kenti bu çekim tekniği için uygun bir yerdi. Poz süresini de göze alırsak, dikeylerin ve yatayların bolca olduğu böyle bir mekân, projeyi güçlendirdi. Hareket etkisinin minimum olduğu zamansız Salamis, asıl kahramanımız, aslına bakarsanız söyleyecek daha birçok şeyi var.

Çektiğin fotoğraflar arasında en çok hoşuna giden hangisi oldu? Bizimle bu fotoğrafın hikayesini paylaşır mısın?

Antik kentlere küçüklükten beri merakım vardı. Salamis hem Büyük İskender’in bir dönem hükmünü sürdüğü bir yer olarak, hem de ada kültürü içinde izole bir bölgede yalnızlığı bir koruma kalkanı gibi kendinde sakladı. Seçili bölgede geçirdiğim zamanlarda özellikle difüz havanın hakim olduğu sabahın erken saatlerinde çekimler yaptım. Böylelikle kontrastın özne olmaktan çıkıp, antik kente dair söylemin daha ön plana çıkacağı bir mekan ve içindeki kalıntılar ilişkisi üzerine izler sürmeye başladım. İşte bu noktada bir fotoğraf var ki Jeff Wall karelerinden fırlamış bir sahne gibi önüme bir taş kütlesi çıkmıştı. O an yapmak istediğim tek şey vardı ki; makineyi o istikamete çevirip, hikâyeyi taşın içinden çıkarmaya çalışmak olmuştu. Taş dile gelmişti. Taş kendini yazdırmıştı.

Fotoğrafı 3 boyutlu görmek için 3D gözlük kullanmalısın.

3D Pinhole’un genel olarak fotoğraflardaki etkisini nasıl tanımlarsın?

Bu çok güzel soru oldu. 3D Pinhole’un en büyük özelliği ön ve arka ilişkisinin bakana verdiği yanılsama hissi. Anaglif dediğimiz görüntüyü ortaya çıkarmak için belirli çekim kurallarına dikkat etmek gerekiyor. 3D gözlük ile bakacağımız görüntü, insanda alışık olmadığı bir etki bırakıyor. Aklıma gelmişken, Lomography Embassy Store’daki sergilenen şekliyle, daha önce Türkiye’de herhangi bir yerde 3D Pinhole fotoğrafları sergisi yapılmamış. Yanılmıyorsam bu bir ilk diyebilirim.

Pinhole fotoğrafçılıkla ilgilenenlere önerilerin var mıdır?

Pinhole deneysel bir teknik olarak devam ediyor. Çok üretilen ve gösterilen bir tür olmamasına rağmen, bana göre analog kültürün yapıtaşlarından bir tanesi. Söyleyebileceği çok şey var. Yaratıcılığı ise inanın o kadar geniş ki! İster renkli, ister siyah beyaz negatif film ile alacağınız sonuçlar fevkalade büyüleyici. Aygıtın önünde lens olmaması ve bir vizörü olmaması onu biricik yapıyor. Pinhole’u kesinlikle tavsiye ediyorum. Deneyimleyin ve delirin :)

Fotoğrafları 3 boyutlu görmek için 3D gözlük kullanmalısın.

Gelecek günlerde seni bekleyen farklı projeler var mı?

Bu yılın mayıs ayında farklı inisiyatiflerin buluşacağı Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde, Taşeron Bağımsız Sanat İnisiyatifi’nin sanatçısı olarak "Telefon" isimli bir yerleştirme yapacağım. Çok disiplinli üretimi seviyorum. Reçine, metal, cam ve buluntu nesnelerle ürettiğim işlerim de var. Burada temel sanatın etkisi ortaya çıkıyor. Hem görüntü hem nesne ilişkisini araştırmak için sanatçının özgür olması çok önemli. Bugünün söylemi de güçlü. Yine bu yıl Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali’nde bir sergim olacak, atölye çalışmalarım devam ediyor. Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim, öğrencilerim ile birlikte Tüyap Sanat Fuarı’na hazırlanıyoruz. Bu yaz, henüz tarihini kesinleştirmedik, Lomography Embassy Store’da öğrencilerle bir sergi açacağız. Düşünmeye ve üretmeye devam. Lomography Türkiye direktörü Nural’a ve ekibine de gönülden teşekkür ederim.

nural tarafından, 2017-04-19 tarihinde ve başlığında yazıldı.

Daha İlginç Makaleler