Bir kullanıcı hesabın var mı? Giriş | Lomography'de yeni misin? Üye Ol | Lab | Şu anki Site:

Siyah-Beyaz Paris

Erasmus denilen değişim programına katılarak 10 ayımı Paris'te geçirdim. Paris'in şaşırtıcı ve güzel bir şehir olduğunu gitmeden önce de biliyordum. Daha önce de gitmiştim ve Paris'teki gözde mekanlarım hakkında yazmıştım. Ama bu sefer size daha farklı bir şey göstereceğim... Bir göz atın!

Çekilmiş bir sürü Paris fotoğrafı. Her köşe, her sokak, her kare ve her bina bir sürü fotoğrafın konusu oldu ve buna rağmen her biri bize farklı şeyler gösteren daha hoş fotoğraflar bulabiliyoruz. Sanki Paris’in güzelliği gözümüzün önünde sürekli yenileniyor. Bizi daha insancıl, daha kibar ve daha mutlu hissettiren, yetenekli bir güzellik.

Yani size; belki de defalarca, renkli ya da renksiz, bir çok kez görmüş olabilirsiniz, ama ben size oradaki 10 ayımda filme aldığım bu güzellik ve zarafeti yeniden göstermek istiyorum. Bunlar Paris’in sıradan fotoğrafları, ama aynı zamanda benim fotoğraflarım, benim anlarım, benim Paris’im. Yani bu aynı zamanda sizin için hazırladığım küçük bir Paris kılavuzu. Umarım hoşunuza gider!

Eyfel Kulesi olmadan başlayamazdım. Size söylemeliyim çok turist çekiyor ve bazen ziyaret etmek neredeyse imkansız oluyor, ama herkes bunun için efor sarf etmeli.

joaomiguelsantoscunha – Fotoğrafları

Benim Paris’imin müziği var, çocukların oyun oynamak için kiralayabildikleri küçük tekneleri,Luxembourg Bahçesinin çeşmeleri, ya da hakları için protesto yapan insanları var:

Oldukça önemli eski anıtların yanında modern bina yapıları var:

Bazı arkadaşlarımla, Sacré Coeur’den aşağı doğru Montmartre Quartier’e ya da Champs Elysées’nin ışıklarını ve manzarasını görmek için Arc du Triomphe’ye doğru çıktığımız uzun yürüyüşleri hatırlıyorum.

Küçük çilekli tartlar alıp Paris’teki gözde parkım Buttes-Chaumont’ta yemeye ya da arkadaşlarımla Pont Neuf’ün hemen yanında bulunan parka gidip birkaç sigara içip kitap okumaya bayılırım.

Benim Paris’im insanların Jim Morrisson’a şarap götürdüğü, Oscar Wilde’a öpücükler verdiği bir mezarlığa sahiptir. Jim Morrison’un mezarının yanında çiğnenmiş sakızlarla kaplı bir ağaç olduğunu görebilirsiniz.

Tüm köprüleri ziyaret etmeyi denemelisiniz, bazılarını çok güzel bulabilirsiniz.

Paris’e bir ay önce veda etmek zorunda kaldım, bana daha fazlaya mal olacağını sanmıştım, şimdi neden olduğunu anlıyorum: Paris beni asla terk etmeyecek, Paris içimde, kalbimde. Daha önce de birinin dediği gibi: “Bir kere Paris’te yaşadığınızda, Paris asla yüreğinizi terk etmez”. Tabii ki de Paris’i özlüyorum ve her zaman özleyeceğim, ama aynı zamanda bu eski bir arkadaşı özlemek gibi, yıllarca birbirinizi görmemiş olabilirsiniz ama karşılaştığınız anda sanki dün vedalaşmışsınız gibi gelir.

Umarım siz de Paris’i benim görebildiğim kadar güzel görebilirsiniz. Eğlenin! Lomolanın!

joaomiguelsantoscunha tarafından yazıldı ve ciscob çevirdi

Henüz yorum yapılmamış, ilk ol

Nerede?

Yakındaki popüler fotoğraflar - daha fazlasını göster

Yakındaki LomoLokasyonlar

Makaleyi farklı bir dilde okuyun

Bu makalenin orijinal dili: English.